Dünün İzleriyle Yarını İnşa Etmek

 

geçmişin önemi

Dünün İzleriyle Yarını İnşa Etmek

Çoğu zaman yeni bir başlangıç yapmak için "geçmişe sünger çekmek" gerektiği söylenir. Çok az insan geçmişi, kaçılması gereken bir gölge değil de, insanın ayaklarının altına serilmiş en güçlü temel olarak görür. Bu insanlar başarılı olmaya diğer insanlardan daha yakın olanlardır. Çünkü, bu insanlar bilirler  ki gelecek, geçmişten bağımsız, havada asılı duran bir hayal değildir. Bugün attığınız her adım, dünün tuğlaları üzerinde yükselir ve dünün izleriyle de ancak yarını inşa edebilirsiniz. Bu yazımda bir seçim yapmanız gerektiğinden, geçmişi silip atmak yerine, geçmişteki hatalarınızı da başarılarınızı da birer yük olarak görmek yerine, onları geleceğinizi inşa ederken ihtiyaç duyacağınız en değerli yapı malzemesi olarak görmeniz gerektiğinden bahsetmek istiyorum. Bu seçimin, hayatınızı nasıl değiştirebileceğini nasıl iyileştirebileceğini tahmin edemezsiniz. Kendinize bir iyilik yapın ve geçmişi bir üvey evlat gibi görmek yerine onu artılarıyla, eksileriyle bağrınıza basın. Bunu yapabildiğiniz takdirde geçmişin ne kadar vefalı olabileceğini de göreceksiniz.   

Geleceğin Altın Anahtarı

Unutmayın ki, kendi geçmişinizle kavga etmenizin hayatınızdaki etkisi yıkıcı olabilir. Geçmişi yok saymak, aslında geleceğinizi inşa ederken size sağlam bir zemin olabilecek bir temeli yok saymak anlamına gelmektedir. O yüzden geçmişe karşı geliştirdiğiniz bakış açınızı değiştirmek sizin için en akıllı seçim olacaktır. Yaşadığınız "olumsuzlukları" veya "keşkeleri" birer başarısızlık olarak değil, yarının stratejisini belirlemek için birer "öngörü kılavuzu" (veri tabanı) olarak görmeniz; böyle bir anlayışı yaşam felsefeniz olarak benimsemeniz sizin başarılı bir hayata ulaşmanızdaki altın anahtardır.

Geleceğin Mimarisinde Üç Önemli Geçmiş Sermayesi

Aslında geçmişi, hatalar ve başarılar ile bütün olarak değerlendirirsek, geleceği daha somut ve uygulanabilir hale dönüştürebiliriz. Şöyle ki;

1. Hataların Finansal ve Duygusal Maliyeti: Yaptığımız her hatanın finansal ve duygusal maliyeti (tecrübesi) söz konusudur. Tıpkı, geçmişte ödediğimiz bedellerin gelecekteki alacağımız doğru kararların "peşinatı" olması gibi... 


2. Dayanıklılık: Geçmişte aşılan krizlerin, gelecekteki fırtınalara karşı bize kazandıracağı psikolojik ve zihinsel bağışıklık, diğer bir değişle dayanıklılık (resilience) tam da gelecekte ihtiyaç duyduğunuz şey olabilir. 


3. Süreklilik ve Kümülatif Büyüme: Hayatta hiçbir çabanın kaybolmadığını, bilakis; eski disiplinlerin, öğrenilen eski bilgilerin gün gelip gelecekteki projelerinizi nasıl beslediğini, sürekliliği sağladığını, kümülatif olarak büyüttüğünü de görebilirsiniz.

Geleceği Geçmişin Üstüne Kurarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Geçmişin üstünde yükselmek, geçmişte yaşamak demek değildir. Bunun psikolojik bir tuzak, kendinizi sabote etmekten başka bir şey olmayacağını idrak etmeniz önemlidir ve hayatınızda görülebilir bir fayda ve iyileşme sağlar. Daha iyi anlaşılması adına analoji yapmak gerekirse; bir binanın temeline bakarak sürekli aşağıya odaklanırsanız gökyüzünü göremezsiniz. Yapmanız gereken temelin sağlamlığından emin olup, yüzünüzü yukarıya (geleceğe) dönmenizdir. Tam bir öz disiplinlikle; Geçmişteki başarıların rehavetine  kapılmadan veya başarısızlıkların prangasına takılmadan, oradaki "özü" ve "anlamı" alıp yola devam etmektir.

Gelecek, bugünden baktığımız dünün bir sentezidir. Kendi geçmişini, tarihini doğru okuyan ve onunla barışan bireyler, çok daha sarsılmaz gelecekler inşa ederler. Bu bireylerin çoğunlukta olduğu toplumlar da daha sağlıklı toplumlardır.

Bu konuyla ilgili, siz ne düşünüyorsunuz? Yarın geriye dönüp baktığınızda, bugünün hangi kararını geleceğinizin temeli yapabilirsiniz? Düşünceleriniz benim için önemli, yorumlarda buluşalım!


Suzan Güzel  

ODDTHEMES | Distributed by Gooyaabi Templates