İyi Şeylerin Zamana İhtiyacı Vardır!



Hayat güzeldir... Yeter ki acele etmeden yaşamasını bilelim! Aceleyle yaşanmış hayatlar kırgınlıklar ve pişmanlıklarla doludur. Bugün bu yazıyı yazarken eğitimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. İnsanların hayatından hayatının en güzel zamanını gençlik yıllarını alıyorsunuz ancak o uzun eğitim dönemi boyunca verdiğiniz şey hiçbir şey sadece sınav, stres ve gelecek kaygısı...Hayata dair ne bir öğreti, felsefe, yaşam biçimi ne de hayatınızın geri kalanını size doğru şekilde idame ettirmenizi sağlayacak ne bir alışkanlık, davranış, beceri, bilgi veya tutum... Uzun lafın kısası hasbelkader eğitiliyoruz hasbelkader yaşıyoruz, sonra da biri çıkıp hiçbir şey tesadüf değildir dediğinde de: Eee herkes hak ettiğini yaşar diyoruz!

Garip bir dünya burası! Bir lokma bir hırka diyenlerin kabarık banka hesaplarını da düşününce acaba kitabına uydurarak mı yaşamak kastedilen hak edilmiş o güzel yaşam?! Kimisinin entarisi boyunu aşarken kimisinin cepkeninin de delik olması içten bile değilmiş bu hayatta dedirtiyor bu durum bana! Acaba filozoflar da mıydı, hata diye düşünmeden de kendimi alamıyorum. Gerçekten de devlet yönetiminin temelini oluşturan ta eski çağlardan yönetimi ve toplumu sorgulayan Platon, Sokrates veya Aristotales nerde hata yaptı da 21. Yy da olmamıza rağmen gerçekten insanın hak ettiği insana layık olabilen bir yönetim şeklini ve toplumsal düzeni halen tesis edebilmiş değiliz. Bir yerde birileri yanlış yapmış belli ki ama kim nerde hata yaptı anlamak bulmak mesele...

Geçen bir diziyi izlerken fark ettim orada "... Ağayı karısından boşanmasına ikna eden sen ne yapacaksın okumayı bir havuzu kaç musluk doldururmuş onu..." Dizideki bu repliği duyunca önce bir garipsedim sonra düşündüm. Elbette ki eğitim bize işgüzarlığı öğretecek değil ancak bir havuzun kaç musluk suyla dolacağını bilmenin de ilk orta ve lise eğitiminde öğrenmemiz gereken bir bilgi olduğunu düşünmüyorum. Zaten şayet teknik veya mühendislik gerektirmeyen bir mesleği seçtiyseniz de hayatınızın geri kalanında beyninizin çıkarıpta bakmayacağı tozlu raflarına bu bilgiyi çoktan kaldırmış oluyorsunuz. Muhtemelen de hayatınızın ikinci yirmi yılında çalışıp didinme zamanınızda hiç hatırlamayacağınız unuttuğunuz bir bilgi olarak kalıyordur. Bizim eğitim sistemimizin hatası ne biliyor musunuz?! Doğru zamanda doğru yerde doğru bilgiyi vermeyişinde! 

Dolayısıyla, elbette ki hayat güzel ancak hayatın bilincine vardıktan sonra hayat güzel yaşanmaya başlanıyor, bunu görmek lazım. Bu sistemin bize biçtiği hayatta iyi şeylerin olması zaman alıyor. Bir "la edri" söyleyeni bilinmeyen bir söz var; iyi şeyler inandığında, daha iyi şeyler sabrettiğinde, en iyi şeyler vazgeçmediğinde gelir! Yani en iyi için belki de bir ömür vermeniz gerekir anlayışına hakim bırakıyor insanı bu sistem. 

O yüzden, eğitimin ilk çağlarında asıl olan çocukları gereksiz faydasız bilgilerle donatmak değil; onları hayata bağlayacak hayatta kalmalarını sağlayacak bir dizi alışkanlıkla, psikolojiyle hayata hazırlamak ihtiyaç duydukları bilgiyi ve beceriyi daha genç yaşta profesyonel olarak edinmelerini ve kazanmalarını sağlamaktır. Böyle bir eğitim sistemiyle gerçekten zamandan ve hayattan tasarruf edilebilir. 

Dolayısıyla, iyi şeyler için zamana ne kadar ihtiyaç duyulacağı pekte izafi olmayacaktır, bu iyi şeyler akılla zamanında kişinin, bireyin kendisi tarafından öngörülebilecek ve her şeyden önemlisi yönetilebilecektir. Yapay zekanın işlevselliğini konuştuğumuz şu yıllarda çok daha akıllı ve zeki insanlar yaratmak haliyle de akılcı bir toplum ortaya çıkarmak doğru bir eğitim sistemiyle mümkün! Yeter ki karar vericilerimiz bizi yöneten insanlarımız bunun farkına varabilsinler ya da biz bunu farkeden insanları seçelim yönetmeleri için başa getirelim.

Suzan Güzel







 

Yorum Gönder

ODDTHEMES | Distributed by Gooyaabi Templates