İyimserlik ve Kötümserlik Kavramlarının Hayatımızdaki Yeri Ne Olmalı?



İyimserlik ve kötümserlik kavramlarının temelinde olumlu (pozitif) ve olumsuz (negatif)  düşünmek yatar. İyimserlik sizi olumlu düşünmeye iten bir güdü olduğu gibi kötümserlik ise sizin olumsuz, negatif düşünmenize sebep olur. Bu biraz kişinin mizacı meselesi olup hangi yönde eğilim gösterdiği ile ilgili düşünme şeklidir. Her iki düşünce şeklininde insan hayatı üzerinde bir takım etkileri söz konusudur. Bu etkiler insanın sosyal yaşamından başlayarak çalışma hayatından tutun fiziksel sağlığına hatta toplumsal yaşantısına kadar her alanda insanın yaşayış biçimini şekillendirir.

Toplumda şöyle bir algı vardır. Siz iyi ve kötü arasında kötüyü seçiyorsanız, o zaman kaygı ve endişe duymaya şimdiden başlayabilirsiniz. Bunun tam tersi iyi olanı seçiyorsanız belki mutlu olmayabilirsiniz günün sonunda ancak günü kaygı ve endişe duymadan da geçirebilirsiniz. Dolayısıyla nasıl bir hayat yaşamak istediğinize siz karar verin. Kaygı ve endişe dolu geçirilen günler insan hayatında onarılması ve telafisi zor sonuçlar doğurabilir. Kaygı ve endişe ile geçmiş bir hayat sizin iş ve aile hayatınızda başarısızlığa hatta hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınızdan olmanıza sebep olabilir. Dolayısıyla, mutlu olmak için bir sebep aranırken mutsuz olmanız için sebep yaratmayın ve kötümserliği, kötü düşünmeyi bir tarafa bırakın, çünkü zarardan başka size pek bir faydası dokunmayacaktır. Adı üstünde kötümserlik negatif düşünmekten gelir. Ve negativite matematikte, bilimde hep (-) eksiyle ifade edilir; bir şeyler katmasından ziyade eksilten, olumsuz ve bir şeyleri götüren olarak nitelendirilir.

Bu yüzden, hayatta bir şeyleri yaparken, yeni bir şeylere başlarken, hedeflerinizi belirlerken, gündelik hayatınızı yaşarken iyimserliği, iyimser olmayı seçin yani pozitif ve olumlu düşünmeyi seçin ki hayatınıza yaşantınıza bir artınız bir katkınız olsun. Yoksa hayat, zaman her şekilde bir su misali akıp gitmektedir, zaten. Burada mühim olan suyu bulandırmamak yani zihninizi karıştırmamak, yaşantınızı çekilmez hale getirmemek ve hayatınızın adeta bir cehenneme dönmesini engellemektir.

Bireyin bireysel yaşantısına etkisi kadar, iyimserlik ve kötümserliğin toplumsal hayata da etkisi söz konusudur. Kaygı ve endişenin yüksek olduğu toplumlarda suç oranları ve suça eğilim daha yüksektir. Böyle toplumlarda yaşayan bireylerin aynı zamanda mutsuz ve huzursuz oldukları da aşikardır. Aslında, bu her şekilde bir seçim meselesidir. Toplumları yönetenleri seçerken karar vericilerin neyle beslendiğine bakmak gerekir. Bizi yönetenlerin nasıl bireyler olduğunu iyi analiz etmek gerekir. Kaosla beslenen karar vericiler rüzgar ekip fırtına biçenlerin toplumdaki bireylerin neden mutsuz ve huzursuz olduklarını anlamalarını beklemek yersiz olacaktır.

Dolayısıyla, baştan ayağa iyi olanı seçmek, iyimserliği tercih etmek son derece önemlidir. Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi bir başkası içinde istemiyorsanız tarafınız bellidir, nettir. Kendim için de bir başkası için de pozitif düşünmekten yanayım deyin ve hayatınızı gününüzü ona göre yaşayın. Hayat denge ister ancak terazinin her iki kefesinde de yaşanmaz siz isteseniz istemeseniz de bir taraf mutlaka ağır basacaktır. Unutmayın ki ölçülmeyen, ölçüsüz bir hayat yoktur yeter ki siz nerede durduğunuzu bilin ve bunu bilerek yaşayın!

Suzan Güzel

Yorum Gönder

ODDTHEMES | Distributed by Gooyaabi Templates