Doğru Düşünme Sanatı: Zihni Sadeleştirmek
Baharın gelmesiyle her yıl bir yenilenme sürecine gireriz ve genellikle bahar temizliği olarak adlandırdığımız süreci fiziksel dünyamız için öngörürüz. Güneşin sıcaklığını hissettirmeye başladığında ve biz o sıcaklığı, enerjiyi hissettiğimiz anda ev, bahçe, gardrop ne varsa fiziksel dünyamıza ait hepsini en baştan elden geçiririz. Bu bizim yaşama döngümüzdür; yeni bir döneme hazırlık, fazlalıklarımızdan kurtulma ve aslında arınma girişimimizdir. Hayatımızdaki görünen dağınıklık ve karmaşa kadar iç dünyamızın o görünmez dağınıklığı ve karmaşası için de adeta bahar temizliği gibi bir zihin temizliği de yapmamız gerekmez mi? Çünkü, zihin temizliği ve sadeleşmesi basit bir yaşam döngüsü gerekliliğinin dışında hepimizin yapması ve bizim için elzem teşkil eden bir arınma sürecini ifade eder.
Nasıl ki vücudumuzu detoks yaparak arındırıyorsak, nasıl ki yaşadığımız alanı evimizi, bahçemizi, gardrobumuzu eskilerden kurtarıyor yenilere yer açıyorsak; zihnimizi de biriken, yarım kalmış projeler, verilmemiş cevaplar, başkalarının beklentileri ve geçmişin pişmanlıklarından da kurtarmalı arındırmalıyız. Ancak bu şekilde zihnimizi özgürleştirebilir, bizi yoran düşüncelerden zihnimizi kurtararak daha özgür bir zihine sahip olabiliriz. Yalnızca özgür bir zihin her yeni gün için yeni hedefler belirleyebilir ve o hedefe ulaşmada planlı ve programlı düşünceyi destekleyebilir. İnsanın zihni otomatik olarak bunu yapmaya başladığında ve bunu alışkanlık haline getirdiğinde ancak o insanın gerçekten sağlıklı bir yaşam döngüsü içerisinde olduğundan bahsedilebilir. Unutulmamalı ki berrak ve net bir zihin sizi yalnızca nörolojik ve psikolojik olarak canlı tutmaz, aynı zamanda, fiziksel olarakta sağlığınızın iyi durumda olmasını da sağlayacaktır.
Diğer bir değişle; beyninizi kirli düşünce tozlarından kurtarmak ve arındırmak demek kendiniz için, hayatınız için önemsiz ve aslında gereksiz olan şeyleri hayatınızdan çıkarmak demektir. Bu da kendinize vermeniz gereken önemi, ihtimamı ve zamanı vermek anlamına gelir. Böylece, gerçek özgürlüğe dış dünyayı düzenlemekten ziyade düşünce sistematiğinizi "minimalist ve rasyonalist" bir yapıya dönüştürerek kavuşmanız mümkün olabilecektir. Latince kökenli "Mens sana in corpore sano", Mustafa Kemal Atatürk'ün de sıkça vurguladığı "Sağlam vücut sağlam kafada bulunur" sözü aslında tam olarak bunu ifade etmektedir diyebiliriz. Bu anlayışı hayatımıza geçirdiğimiz sürece zihnin rasyonel bağlarını koparmamış, gerçeklikten uzaklaşmamış oluruz. Buna doğru düşünme sanatı da denilebilir.
Zihnimizi bir bilgisayar gibi düşünecek olursak daha net bir şekilde nasıl işlediğini anlayabiliriz. Zihnimiz için de bir bilişsel kapasite ve RAM vardır. Yani, her açık sekme bitmemiş bir düşünce enerjimizi tüketir. Öyle ki bitmeyen düşünceler bizi bir Karar Yorgunluğu (Decision Fatigue) durumunda bırakır. Gün içinde binlerce küçük kararın irademizi nasıl zayıflattığı ve bu durumun akşam saatlerinde bizi nasıl "eylemsizliğe" ittiğini, hiç birşey yapmadan günü bitirdiğimizi çoğu zaman fark etmişizdir. Aslında çok fazla bilginin bilgi obeziteliğinden başka bir şey olmadığı hatta bu bilgi yoğunluğunun eylemsizlik ve bilgisizlik ile sonuçlandığını görmezden gelmemeli ve "Doğru Düşünme Sanatını" bir şekilde hayatımıza geçirmeliyiz. Dolayısıyla, doğru düşünmeyi tetikleyecek bir takım aksiyonları da bu anlamda almamız gerekecektir.
Duygusal Reaksiyondan Mantıksal Aksiyona: Bir olay karşısında ilk tepkiyi (duyguyu) tanıma ama kararı rasyonel süzgeçten geçirme sanatı. Duygularınızı mantık süzgecinden geçirerek kararlarınızı vermelisiniz.
Stoacı Bir Yaklaşım: Kontrol edebileceklerimiz ve edemeyeceklerimiz ayrımı. (Zihin sadeleşmesinin temel taşı). Hayatınızda kontrol edebileceğiniz şeylere odaklanmalı kontrolünüzün dışında olan olaylardan zihninizi arındırmalısınız.
Birinci İlkeler Düşüncesi (First Principles Thinking): Elon Musk ve Aristo'nun kullandığı bu teknik ile bir sorunu "herkes öyle yapıyor" kalıbından çıkarıp en temel doğrularına indirgeme. Herkesin bildiği ve herkesin yaptığından sıyrılmak ve doğruluğunu bildiğiniz, inandığınız doğrulara başvurmak.
İkinci Derece Düşünme (Second-Order Thinking): "Bu kararı verirsem ne olur?" sorusundan ziyade, "Peki, ondan sonra ne olur?" diyerek uzun vadeli sonuçları öngörme yetisi. Kısa vadeli sonuçsuz ve eylemsiz düşüncelerden kendinizi kurtarmak ileriyi görebilmek şimdideki düşüncenizin ileriye dönük bir beklenti haline gelmeden sonuçlandırmak veya düşüncenin hayatınızda nasıl olumlu etkisi olacaksa belki de muhafaza etmektir.
Burada tabiiki doğru düşünme sanatıyla zihnimizin bilişsel kapasitesini ve Ram olayını canlı tutmanın mühim olduğu kadar bir takım pratiklerle zihnimizin işlevselliğini de arttırmamız önemlidir. Bu pratiklere birkaç örnek vermek gerekirse:
Digital Minimalizm: Nisan ayında yapılacak en büyük temizlik; sosyal medya akışını ve e-posta kutusunu değil, zihninize "bilgi giriş kanallarını" filtrelemektir. Neleri zihninize dahil edip etmeyeceğinize karar verin
"Hayır" Demenin Matematiksel Değeri: Her "evet"in başka bir şeye "hayır" demek olduğu gerçeğiyle, önceliklendirme sanatı.
Yazmanın Gücü (Brain Dump): Zihindeki tüm kaosu kağıda dökerek somutlaştırmak. "Yazılan şey, artık zihinde bir yük değildir; çözülmesi gereken bir veridir."
5 Dakika Kuralı: Zihni meşgul eden küçük işleri hemen yaparak "zihinsel döngüleri" kapatmak en etkili yöntemlerden biridir.
Zihni sadeleştirmek ve doğru düşünmeyi öğrenerek aslında "Kendi Merkezinizde Olabilme Sanatını" öğrenmiş olursunuz. Yapmanız gereken burada Öz-Yeterlilik ve Düşünce Disiplini ile kendi doğru düşünce stilinizi bulmaktır. Başkalarının ne dediğinden "Sosyal Onaylanma" ihtiyacından uzaklaşarak "Kendin Merkezli Bir Yaşamı Sürdürebilmektir" asıl olan hedef!
Zihni sadeleştirmek, doğru düşünmek her zaman belirttiğim gibi bir varış noktası değil yolun kendisi ve bir süreçtir. Yaşam döngünüzün kalitesini arttırın, hayata farklı bir perspektifle bakın ve kendi yaşantınızı kendi merkezinizde minimalist bir yaklaşımla yaşayın!
Şimdi, bugün zihnindeki hangi gereksiz eşyayı dışarı çıkarıyorsun?

